

Rana holtzi (Toros Kurbağası)
Rana holtzi (TOROS KURBAĞASI)
Toros kurbağaları, Dünyada yalnızca ülkemizde Toros dağlarında yaşamını sürdürüyor. Bu kurbağa ülkemize özgü (Endemik) bir tür. Toros Kurbağası toroslarda Bolkar dağı’nda iki ayrı bölgede yaşıyor. Bunlardan ilki 2500 m. yükseklikteki Karagöl diğeri de bu gölün 2 - 3 km güneybatısında ve 2580 m. yükseklikteki Çinigöl. Ama Karagöl'deki Kurbağa sayısı Çinigöl’dekilere göre daha çok. Bu kurbağa bütün dünyada ‘Rana holtzi’ ya da ‘Türk Kurbağası’ olarak anılıyor. Ancak ne yazık ki soyu tükenmek üzere. Yıllar önce ormancıların özellikle Karagöl'e Sazan balığı atması ve bu balıkların bollaşması üzerine, yöreye gelen kaçak avcılar hem bu kurbağaya hem de gölde bulunan diğer canlılara zarar veriyorlar.
Toros Kurbağası aslında 1984'de doğadaki canlıların ve yaşadıkları ortamların korunması amacı ile düzenlenen Uluslararası BERN sözleşmesi ile koruma altına alındı. Bu kurbağalar 1999 yılından bu yana da Çevre, Tarım ve Köy İşleri Bakanlıkları, Niğde Valiliği ve Uluslararası Çevre Örgütleri tarafından korunma altında tutuluyor. Örneğin, Niğde- Ulukışla'ya bağlı Maden köyünde, Maden-Der adıyla Kurbağaları Koruma Derneği kuruldu. Derneğin amacı, Toros Kurbağalarının korunmasını sağlamak. Niğde Valiliği ise bu bölgede piknik yapılmasını, hatta Karagöl'den su alınmasını bile yasakladı.
Geçtiğimiz yıllarda Niğde Valiliği Çevre Koruma Kurulu Bolkar Dağları'nı özel koruma alanı ilan etmiş ve bölgenin bitki örtüsünü, Coğrafi yapısını ve görünümünü bozacak her türlü etkinliği engellemek için çalışmalar başlatmıştı. Ancak buna karşın, yasadışı yöntemlerle sazan balıklarını avlamak üzere Karagöl'e gelenler kullandıkları dinamitle bu yıl da pek çok kurbağanın yaşamına son verdiler. Yine bazı doğa hırsızları bu kurbağaları toplayıp gizlice yurt dışına kaçırarak sayılarının azalmasına yol açmaktadır. Ayrıca sazan balıkları da Toros Kurbağalarının yumurtalarını besin olarak tüketerek onların azalmasına yol açıyor. Dahası da var. Kurbağa larvaları bazı sucul böceklerin de besini. Tayyare Böceği larvaları da genç evrelerinde kurbağa larvalarıyla besleniyor. Lucillia adı verilen sinekse yumurtalarını, Bufo ve Rana cinsi kurbağalar üzerine bırakıyor. Birkaç gün içinde çıkan larvalar da, kurbağalarda doku bozukluklarına ve hatta kurbağaların ölümlerine yol açıyor.
Toros Kurbağalarının boyları 6- 7,5 santimetre. Bu kurbağa türünde dişi, erkekten daha boylu poslu. Toros Kurbağalarının larvaları da üyesi oldukları cinsin diğer larvalarına göre daha kocaman. Arka bacakları daha kısa olan Toros Kurbağasının düz ve yumuşak bir derisi var. Ancak bazen dişilerin vücudunda siğiller görülebiliyor. Bu kurbağaların sırtındaki renkler çok değişken olabiliyor. Ama genellikle sırtındaki sarı, yeşil, pembe, gri zemin üzerinde koyu lekeler bulunuyor. Bu lekeler, Toros Kurbağalarını oldukça albenili yapıyor. Karın kısımları ise pembemsi, bazen grimsi sarı, çok seyrek olarak da gri-beyaz olabiliyor.
Toros Kurbağaları sürekli olarak su kenarında ya da suyun içinde değil, kalabalık sürüler halinde gölün çevresindeki çayırlıklarda yaşıyorlar. Onların bu çayırlıklarda sonsuza kadar yaşayabilmeleri için doğal ortamlarının korunması gerekiyor. Bu konuda da başta Niğde'nin Ulukışla ilçesindeki çocuklara sonra da Türkiye'nin çocuklarına çok iş düşüyor. Unutmayın Toros Kurbağalarının her türlü desteğinize gereksinimi var. Hemen belirtelim, Bolkar Dağı’nda yalnızca kurbağalar değil keklik, yaban keçisi, geyik, ayı, kurt ve kartalın avlanması da yasak. Kardelen Çiçeği de koruma altında ve aynı desteğe onların da ihtiyacı var.
Kaynak: TÜBİTAK Bilim Çocuk Dergisi Eylül: 2001 Sayı: 45 Sayfa : 34-35
Bu alana reklam verebilirsiniz.
..
Tasarım ve Programlama: Efkan KAYA
