Anasayfa   I   English Page   I   Tarbaz Haber   I    Fotoğraf Galerileri   I    Ziyaretçi Defteri   I    İletişim   I    e-ticaret   I   

 

   

  Tarih/Cografya

 Ekonomi ve Sosyal Durum

 İdari Yapı / Telefonlar

 Darboğaz Kiraz Festivali

 Kiraz ve Fidan Üretimi

 Gölet Projelerimiz

 Eğitim ve Kültür

 Yöresel Kültürümüz

 Şifalı Bitkiler

 Medetsiz ve Bolkarlar

 Karagöl ve Çinigöl

 Toros Kurbağaları

 Turizm Alternatifleri

 Sorunlarımız

 Soy Ağacı ve Soyadlarımız

 Haber Arşivi

 Site Kurucusu / İletişim

 

 

 

 

Darboğaz'da Kirazcılık ve Fidancılık
 
 
Kiraz Yetiştiriciliği

Kiraz bahçelerinde gençleştirme budaması, kuru dalların alınması, tepe kesimi gibi budama işleri, çapalama, kış ilaçlaması olarak Bordo bulamacı, fidan dikme ve kalem aşı yapmak ve ilk azotlu gübre uygulaması Nisan ayının ortasına kadar yapılmalıdır.Nisan ayı sonuna kadar ise; * Tomurcuklar patlamadan önce Bakırlı bir fungusit ile ilaçlama yapılır. *Çiçek taç yaprakları döküldükten sonra başka bir Bakırlı fungusit ile ilaçlama yapılır. * Bahçe çapalanır ve topraktan verilecek olan azotlu gübreler toprak suyu ile birlikte verilir. * Meyveler kürkünü sıyırdığında eğer yaprak büken, Hortumlu gibi zararlılar var ise arılara zehirli olmayan bir insektisit uygulaması yapılır.Mayıs ayı içersinde ise sırasıyla şunları uygulamak da fayda var;Yağışlı havalarda kara leke, yaprak delen gibi hastalıklar çok
yaygınlaşır. Bu hastalığın yayılmasını önlemek için mayıs ayı başlarında
havların iyiye gitmeye başlaması ile birlikte "Bakırlı bir Fungusit"
uygulaması yapılmalıdır.
2) Düren (Elma yaprak bükeni), Zımbacı (Rhyncythes sp.=Hortumlular) gibi
zararlılara karşı ekonomik zarar eşiğine ulaştığından bal arılarına zehirli
olmayan bir insektisit uygulaması yapılır.
3) Çapalamanın ardından yağmurların da teşviki ile çıkan yabancı otlar ile
mekanik mücadele yapılmalıdır (çapalama, biçme gibi)
4) Mayıs ayı sonlarına doğru toprak suyu ile birlikte "Amonyum sülfat"
uygulaması yapılır.
5) Meyvelerde sarı renk oluşumuna dikkat edilmeli, özellikle 25 mayıstan
sonra Alavu kesiminde, 30 mayıstan sonra da köy mevkiinde ve yukarısında
"Kiraz sineği" ile yani kurtlanmaya karşı ilaç uygulaması yapılmalıdır. Bu
döneminde yağmura da dikkat edilmeli eğer uygulamalardan sonra yağmur
yağarsa mutlaka ilaçlama bir iki gün sonra hava durumuna göre tekrarlanmalıdır.

Dikimden hasada
bunlar uygulanır

Kiraz yazları çok sıcak olmayan, toprak ve hava neminin yeterli olduğu yayla özelliği gösteren 500-1800 m rakımı olan yerlerde yetişmektedir. Kiraz soğuklama ihtiyacı olan bir meyve olduğu için kış aylarında en yüksek sıcaklık olarak + 7.2 C’de 42 gün beklemelidir. Bu nedenle en başta bir kiraz bahçesi tesis ederken nelere dikkat etmeliyiz?

1)      Kiraz bahçesi rakım 500-1800 m olan yerlerde kurulmalıdır.

2)      Bahçe toprağı analiz ettirilerek kiraz için uygun olup olmadığı belirlenmelidir.

3)      Toprak yapısına ve iklim koşullarına uygun anaç ve çeşit seçilmelidir. Örneğin, kurak ve kireçli topraklarda idris anacı tercih edilmelidir.

4)      Bahçeler tek çeşitle kurulmamalıdır. Tek çeşitle bahçe kurulması yetersiz döllenmeye veya hiç döllenmemeye sebep olmaktadır. Ben düşmeden hasada kadar olan sürede yağmur çatlaması zararına karşı tek çeşitle bahçe kurulmaması gerekmektedir. Her kiraz bahçesinde en az 4-5 çeşit bulunmalıdır. Çeşitlerin seçiminde ise birbirlerini dölleyebilir nitelikte olmasına dikkat edilmelidir. Döllenmede uygun çeşit seçiminin yanı sıra bahçede arı da bulundurulmalıdır. Genel bir oran olarak 9 bitkiden 8 tanesinin esas çeşit birisinin dölleyici olarak dikilmesi yeterlidir.

5)      Dikim sıklığına dikkat edilmelidir. Dikim, mutlaka dikim tahtası kullanılarak yapılmalıdır. Kiraz dikiminden önce arazi tasviye edilmeli ve 90 cm aralıkla dip kazanla Ağustos-Eylül ayında sürdürülmelidir. Kısmi taban suyu veya su birikme gibi problem oluşacak ise 40-50 m aralıkla hendekler oluşturulmalıdır. Fidanlar en uygun sonbaharda dikilmeli ve dikim sırasında çukurlara bir kürek yanmış ahır gübresi atılmalı veya 100 gr Triple Süperfosfat ile 100 gr Amonyum Sülfat dikim toprağına karıştırılmalıdır. Yamaç arazilerde baklava dilimi, sıra arası 5-6 m, sıra üzeri 3-4 m şeklinde olabilir. Taban arazilerde ise dikilen çeşide bağlı olarak sıra arası ve üzeri iyi havalanacak, güneşlenecek ve ağaç yan dalları birbirine girmeyecek şekilde dikilmelidir. 

6)      Dikimden sonra tepe kesiminde acele edilmemesi gerekir. Bu işler gözler iyice kabardığında yapılırsa yeni oluşacak ilk kat dallar daha geniş açılı oluşur.

7)      Kışları çok sert geçmeyen yerlerde az sayılardaki çöğürler (piçler) sürgün göz aşısıyla aşılanabilir. Ancak en uygun aşı durgun göz aşısıdır. Durgun göz aşısı teorik olarak temmuzun ikinci yarısından itibaren yapılabilirse de hem şaşırtılan çöğürlerde hem de o yılın çöğürlerinde ağustos sonlarına doğru yapılması pratik açıdan daha uygundur. Eğer tutmayan aşılar için “tamir aşısı” düşünülüyorsa aşı zamanı eylüle sarkmamalıdır.

Budama sadece makasla dal kesimi gibi düşünülmemelidir. Dalların açılarının düzeltilmesi,eğilmesi, bükülmesi gibi uygulamalar da budamadır. Dal kesimi şeklindeki uygulamalar erken ilkbaharda yapılabilirler. Yaz budaması, ağaçların şekillendirilme yıllarında mutlaka yapılması gereken teknik bir uygulamadır. Yaz budamaları yapılmadan iyi bir taç oluşumunun sağlanması zor olduğu gibi, gençlik kısırlığı devresinin kısaltılması da hemen hemen imkansızdır. Sürgünlerin yeşilden odunlaşmaya başladığı günlerde dal seçimi, eğme, bükme, uç alımı ve gerekliyse dal seyreltme şeklinde yapılmalıdır. Çok erken veya çok geç yapılmamalıdır. Topraktan itibaren ilk dalın mümkün oldukça aşağıda ve güneybatıya bakmasına gayret edilmelidir. Bazı çiftçiler çok kıymetli ve önemli olan bu dalları traktöre değer düşüncesiyle keserler. Oysa özellikle topraktan itibaren 40-50 cm. yükseklikte, güneybatı yönündeki bir dal ileride görülebilecek olan “güney yanığını” önleme bakımından çok faydalı olacaktır. Dallar seçilirken aralarında 90 derece civarında açı ile, ana gövde üzerinde 20-25 cm. aralıklarla olmasına gayret edilmelidir. Rakamlar ideal ölçüler olup, mümkün olduğunca bu ölçülere yaklaşılmaya çalışılmalıdır. Çatı, ana dallar ve açılar teşekkül ettikten sonraki yıllarda aynı kurallarla diğer katlar oluşturulur. Meyveye yatıncaya kadar dal açılarını açmak, yardımcı dal oluşumunu teşvik amacıyla uç kesimleri yapmak, uygunsuz dalları çıkartmak gibi uygulamalar yapılır.

Kirazlarda iki şekilde budama yapılır. Bunlar;

        a) Şekil budaması

        b) Verim ve gençleştirme budaması       

   Kirazlara henüz fidan döneminden itibaren şekil verilmeye başlanmaktadır. Şekil budaması genellikle büyüme sezonu başında, dalların esnek olduğu Temmuz ayında yapılır. Kiraz ağaçlarının genellikle gençlik dönemleri uzundur. Bu nedenle ağaçlara şekil  budaması uygulanırken bir yandan da meyveye yatırma işlemleri yapılır. Meyveye yatırma yan dallarda açı genişletilmesi, ağırlık asma, tahta veya kamış herek kullanma ile gerçekleştirilir.

 a) Şekil budaması 

Kirazlara henüz fidan döneminden itibaren şekil verilmeye başlanmaktadır. Şekil budaması genellikle büyüme sezonu başında, dalların esnek olduğu Temmuz ayında yapılır. Kiraz ağaçlarının genellikle gençlik dönemleri uzundur. Bu nedenle ağaçlara şekil  budaması uygulanırken bir yandan da meyveye yatırma işlemleri yapılır. Meyveye yatırma yan dallarda açı genişletilmesi, ağırlık asma, tahta veya kamış herek kullanma ile gerçekleştirilir.

  b) Verim ve gençleştirme budaması

Verim budamasında, ağaç boylarının azaltılmasının yanı sıra yan dalların sayısı da azaltılarak ağaçların büyümeleri yavaşlatılır. Kiraz ağaçlarında 8-10 yaşından sonra budama yapılmadığı için yıllık sürgünleri kısalır. Bilinen kurallara göre sürgün gelişimi için kesimler uç noktalara ve yıllık sürgünlerdeki odun gözlerine uygulanır. Ancak verimdeki kiraz ağaçlarında yıllık sürgünler 10-20 cm gibi olup bunlara yapılacak kesimler eski zayıf bir sürgün gelişimi sağlar. Bu nedenle yaptığımız uygulamalarda bu şekildeki yan dallar uçtan 50-100 cm'den kesilir. Bu kesimler sonucu 2-3 yıllık bu şekildeki dallarda mayıs buketleri ortasında yer alan odun gözlerinden kuvvetli yeni sürgünler oluşur. Bu sürgünler de meyvelerin daha iyi beslenmesine ve irileşmesine neden olur. Bu şekilde her yan daldan kesimler sonucu yeni 2-3 sürgün elde edilmiştir. Bu şekilde yaşlanmaya yüz tutan gelişmesi zayıflayan ağaçlar tekrar gelişme göstermektedir. Bu kesimler 2 yılda bir tekrarlanmalıdır.

Budama Şekline Örnek Olarak Prof. Dr. Ali KÜDEN’in Ülkemiz için Önerdiği İspanyol Çalı Budama  Sistemi burada anlatılmıştır.

Dikim ve 1. Yıl Yapılacak İşlemler: Dikim  aralıkları, iyi topraklarda  sıra arası 5m, sıra üzeri 2.5-3m, daha kötü topraklarda ise sıra arası 4.5m sıra üzeri 2-2.5m olmalıdır. İyi bir sulama kontrolüne gereksinim duyulmaktadır. En iyi sulama ise damla veya alttan mini yağmurlamadır. Aşı noktasının üzerinden 30-40cm’lik bir yükseklikten alçak bir tepe kesme işlemine gereksinim duyulur. Dikimde alt gözlerin zarar görmemesi için dikkatli olunmalıdır. Ağaç ne kadar küçük tutulursa, meyveler daha yere yakın yerden toplanabileceği gibi  ağaçlar daha küçükken meyveye yatacaktır. İlk yıl sulama çok iyi yapılmalıdır. Ağaçlardan iyi bir ürün beklemek için başlangıçta iyi bir sulama yapılmalıdır. Nisan-mayıs aylarında, 60-75cm’den daha uzun ilkbahar sürgün büyümesinde, sürgünlerin 20-30cm’den tepeleri kesilmelidir. Bu budama zamanında, 3-4 ana dal seçtikten sonra tepelerini kesilerek, bunlardan 6-8 adet dal meydana getirilmesi gerekmektedir. Budama zamanı, bahçedeki ağacın kuvvetine göre değişecektir. Sulamaya devam edilmelidir. İkincil dallarda da 60-75cm sürgün uzunluğuna erişmiş olanları en az 20-30cm uzunluktan kesilmelidir. Dikim yılında bu gelişme sağlanamamışsa bu kesimler ertesi ilkbaharda yapılmalıdır. Bu budama ağacın kuvvetine bağlı olarak temmuz-ağustos aylarında olmalıdır. Bu noktada yaklaşık 6-8 adet ikincil dal elde edilecektir. Kurşun kalem boyundaki, zayıf gelişen yan dallar kesilmemeli ve gelişmeleri sağlanmalıdır.Sulamaya iyi bir şekilde devam edilerek,  5-10cm’lik  yeni sürgün büyümesi elde edilmelidir. Tepe tomurcuğu oluşumunu ayarlamak veya sürgün büyümesini durdurmak için sulama suyu azaltılmalıdır. Amaç, meyveli yan dal gelişimini sağlamaktır. Toprak koşullarına bağlı olarak son sulama eylül veya ekim ayında olmalıdır. Burada dikkat edilecek konu, sürgün büyümesini arttıracak sulama yapılmamasıdır.

 2. Yıl Yapılacak İşlemler: Şubat ve mart aylarında sıklaşmış dallar seyreltilmelidir. Açık merkezli bir ağaç yetiştirmeye çalışılmalıdır. Aşırı kuvvetli gelişen dallar çıkarılmalı ve ağaca istenilen şekil verilmelidir. Olabildiğince çok az tepe kesimi yapılmalıdır. Ana dallar 30-40cm’den  kesilmeli, yan dal oluşumunu arttırmak için Promalin uygulanabilir. Bu sayede uygun olan yerde tepe kesimi yapmadan, yan dal oluşumu arttırılabilir. Uygulamalar genel olarak 1 yıllık sürgünler üzerinde mart ayı başında yapılmalıdır. Baharda sulama yapılmamalı veya çok az yapılmalıdır. Amaç, 30-60cm uzunluğunda sürgün büyümesi elde etmektir. Eğer büyüme çok kuvvetli ise, içinde bulunulan yıldan önceki yıl oluşmuş sürgünlerin tepesi kesilir. Yaz boyunca yeterli su verilmelidir. Bu sayede yapraklar sarı renge dönüşünce ve düşmeye başlayıncaya kadar su dengesini korunmalıdır. Amaç, ağaçlara yeterli su vererek, onları büyüme kontrolünde tutmaktır. Son sulama eylül – ekim ayları sonuna kadar olmalıdır.

3. Yıl Yapılacak İşlemler: Dinlenme döneminde açık merkezli bir ağaç şekli oluşturmak için dallar seyreltilmelidir. Bu işlem çok nemli bölgelerde uygulanır. Kurak bölgelerde ağaçların ortaları açılmamalıdır. İkinci yıldaki işlemler aynı şekilde uygulanmalıdır. Bu yıl birkaç meyve elde edilebilir. Eğer belirli bir miktarda meyve elde edilmişse, ağaçlar derimden önce su stresi çekmemelidir.

4. Yıl ve İleriki  Yıllarda Yapılacak İşlemler: Eğer gerekliyse, dinlenme sezonunda seyreltme yapınız. Dalları ağaçtan ağaca bağlayınız. Eğer gerekliyse yukarıya doğru büyüyenleri aşağıya eğiniz. Meyve bu sezonda oluşacağı için derimden önce yeterli sulama yapılmalıdır. Derimden sonra (mayıs-haziran ortası) tepe tomurcuklarının oluşumu sulama suyu miktarı azaltılarak yapılabilir. Haziran sonu – ağustos sonu arasında normal sulamaya devam edilir. Haziran sonu  ve temmuz ayında ağaçlarda su kaybını azaltacağı için budama yapılmaz, sadece ağaca şekil verilir ve büyüme kontrol edilir. Ağustos sonu – eylül ayları arasında, tepe tomurcukları oluşturmak için sulama suyu aşamalı olarak azaltılmalıdır. Son sulama, bahçe koşullarına bağlı olarak ekim ayında yapılmalıdır. Dinlenme budaması, gerekliyse seyrek olarak yapılmalıdır.

 

KASABAMIZDA FİDAN YETİŞTİRİCİLİĞİ
 
 

AŞI FİDANI ÜRETİMİ

A-    Kullanılan anaçlar: Aşılı kiraz fidanı üretiminde Darboğazlı üreticinin başvurduğu anaçlar; Yerli kirazlar (Dal bastı,bolat,tatlı vişne, acı vişne ve kabuğu kalın), kuş kirazı ile idris(mehlep)dir.

B-    Son yıllarda bu tür anaçlar çekirdekten üretilmeye başlanmıştır.

C-    Aşılanacak anaçlar sonbahar ve ilkbaharda (Ekim-Mart) hazırlanmış toprağa 25-30cm aralıklarla ve 40-60cm eninde boşluk bırakılarak sıra halinde dikilir.

D-    Sonbaharda dikimi yapılan anaçlar, bir sonraki yılın ağustos ayına göz aşısı yapma büyüklüğüne ulaşır.

E-     Mart ayında dikilenler ise iyi bakım yapıldığında aynı yılın ağustos ayına yetişir.Olmazsa bir sonraki yılın ağustos ayına kalır.

BÖLGEDE UYGULANA AŞI TÜRLERİ ŞUNLARDIR:

1-     Durgun göz aşısı (uyutma)

2-     Göz aşısı

3-     Boru (düdük) aşısı

4-     Kalem (Yarma) aşı

1-     DURGUN GÖZ AŞISI:

Bölgede iklim ve çevre şartlarına en uygun aşılama metodur.Ağustos ayı içersinde aşı yapılacak anaçlar ve aşı kalemi alınacak anaçlar sulanır.Bu yola başvurmanın en önemli özelliği; anaçtaki ve gözdeki kabuğun kolayca kalkmasının sağlanmasıdır.Sulanmamış bir fidanın kabuğu ile göz alınacak kalemin kabuğu kolayca kalkmaz ve yapılan aşıda sağlıklı olmaz.

Göz aşısı yapılacak kalemlerin seçiminde sağlıklı kaliteli ve bol ürün veren anaçlar tespit edilmelidir.Anaçlardan alınan kalemlerin ucunda üç göz ve tabanından da üç göz kesilip atılmalıdır.Nedeni ise; Tabandaki gözlerin çiçek gözü olma ihtimalinin yüksek oluşu, uç gözlerin ise iyi pişmemiş olmasıdır.

Anaç üzerine T veya    (ters T) şeklinde aşı bıçağı ile çizik çizilir.Dikey olarak çizilen çizik, sağa sola kabuk kalkacak şekilde açılır.Kalem üzerindeki göz aşı bıçağı ile kaldırılır.Bu işlem yapılırken kabuk üzerindeki odunsu bölümü kalmamasına ve göz içindeki odunsu bölümün çıkmamasına dikkat edilmelidir.Çıkartılan göz T nin içerisine konur ve rafya denilen sargı ipi (naylon,ip,kabuk vb.) hava almayacak şekilde sarılır.Aşılamadan 30-40 gün sonra sargı çözülerek gevşek bir şekilde tekrar sarılır.Bir sonraki yılın Nisan ayında rafyalar sökülüp aşının üzerinden makasla fidan kesilir ve macunlanır.Aşı gözleri patlayarak büyümeye başlar ve o yılın kasım ayı ya da gelecek yılın mart-nisan aylarında dikime ve satışa uygun hale gelir.

NOT: Durgun göz aşısı uygulamasında ters T nin uygulanmasında tutma oranını artıracağı yapılan uygulamalarda ortaya koymuştur.

2-GÖZ AŞISI: Bu aşı türü; Temmuz-Ağustos ayları içersinde yapılan bir aşıdır.Durgun göz aşısının yapımının aynısıdır.Farkı ise göz takıldıktan sonra gözden yukarı kısım hemen kesilir ve macunlanır.

3-BORU (DÜDÜK) AŞISI: Bölgemizde en uygun aşı zamanı Haziran ayının 20-30 u arasıdır.Anaçlardan alınan aşı kalemleri üzerinde 2-3 göz kalacak şekilde kabuklu kısım boru halinde yarılmadan çıkartılır.Aşı yapılacak anacın genç dallarından bir kaçı çıkartılan boru genişliğinde soyulur ve bu boru soyulan yere giydirilir.Kabuklar( anaç ve aşı ) bir birine temas edecek şekilde olmalıdır.Bir müddet sonra gözler canlanmaya ve sürmeye başlar o yıl aşılı kısım 25-50cm ye kadar büyür.

4-KALEM(YARMA) AŞI: Bu metod çapı 1cm ile 3-4cm arasındaki anaçlar üzerinde uygulanır.Anaçlar, yerden 20-25cm üzerinde kesilir.Doğu-Batı istikametinde bıçakla yarılır.Aşılı anaçlardan alınan kalemler konik olarak 2-3 göz kalacak şekilde içe doğru bıçakla sıfırlanarak yontulur.Hazırlanan bu kalemler anaçtaki yarığa kabuklar birbirine gelecek şekilde sıkıştırılır ve macunla ya da diğer bir (çamur-zift) şeyle kapatılarak sarılır.Takılan kalemlerdeki gözler Nisan ayından itibaren büyümeye başlar.

NOT: Aşılamanın yapımından sökümüne kadar sürede oluşan ana gövde üzerindeki filizler ve dallar temizlenmelidir. Aşıların bakımı da normal bir fidanın bakımı gibi (sulama-gübreleme-ilaçlama) yapılmalıdır.

Bunların dışında değişik türde bilinen birkaç daha aşılama türü olmasına rağmen yöremizde en çok başvurulanlar yukarıda açıkladığımz dört metoddur.       

İstiklal TEKİN (Emekli Öğretmen

 

   
 
 
     


Anasayfa   I   English Page   I   Tarbaz Haber   I    Fotoğraf Galerileri   I    Ziyaretçi Defteri   I    İletişim   I    e-dükkan   I

© Copyright 2002-2007

Powered by TARBAZ BİLGİSAYAR

Efkan KAYA