TIRMANMA
RALLİSİ
Tırmanma Rallisi Bölgede mevcut olan diğer bir
potansiyel de; tırmanma rallisi için
altyapısının hazır olmasıdır. Bölgede yapılan
orman yollarının uzunluğu 50 - 75 km’yi
bulmaktadır. Komşumuz olan Ereğli ilçesinden
çıkacak bir otomobil, Bolkarlar’ın eteklerinde
mevcut olan bu yolları takip ederek; Alihoca
Köyü yolu ile E-90 karayoluna çıkabilir. Böyle
bir rallinin düzenlenmesinde bölgedeki turizm
hareketi büyük bir hız kazanacaktır. Yine bu
yolların iş makineleriyle yarışmaya hazır hale
getirilmesi gerekir. Ayrıca böyle bir spor
(Uluslar arası) düzeyde de yapılabilir. Bölgenin
bu özelliğinin yaşama geçirilmesinde ilgili
federasyon haberdar edilmeli ne gerekli
incelemeler yapılmalıdır.
KAMP TURİZMİ
Son yıllarda
deniz kirliliğinden dolayı yerli ve yabancı
turistlerin yaz tatillerini geçirmek için
dağlara yöneldiğini biliyoruz. Bölge kamp
turizmi için mükemmel bir altyapıya sahiptir.
Bölgenin doğal güzelliği, sularının soğuk oluşu,
havasının temiz oluşu turistleri bu bölgeye
çekmektedir. Ayrıca doğal bitki örtüsünün
zenginliği, irili ufaklı hayvanların çeşitliliği
bu turizm içinde olumlu bir etken olmaktadır.
Yurt dışından gelen yabancı uyruklu öğrenciler;
akademik tezlerini bu bölgede yaptıkları
araştırmalarla sağlamaktadırlar. Bu konuda
bölgenin kontrolü sağlanmalıdır. Ekolojik
sistemin bir parçası olan bitki ve hayvanları
bazı art niyetli yabancı turistler; bölgeye has
bitkileri sökerek ve böcekleri toplayarak
götürmektedirler. Çevre halkı böyle duruma
başvuran turistlerle sık sık karşılaşmaktadır.
Bunun önüne
geçilmediğinde bölgenin ekolojik sistemi
bozulabilir. Turistler, bölgeyi terk ederken
çantaları yoklanmalı ve uyarıcı levhalar gerekli
yerlere dikilmelidir. Yöre halkı olarak bölgenin
ulusal veya uluslar arası park kapsamına
alınmasıdır. Bölgeye üç ana giriş mevcuttur.
Böyle bir uygulama başladığında; Maden Köyü,
Gümüş Köyü ve Darboğaz Kasabasına giriş kapıları
oluşturularak hem kontroller sağlanmış olur, hem
de belirlenecek bir giriş ücreti ile bu yerleşim
birimlerine ekonomik bir katkı sağlanmış olur.
Bunu yaparken; bölgedeki vatandaşlarımızın ve
bölge hayvancılığının zarar görmemesi gerekir.
AVCILIK
Av Bölge av
hayvanlarının yaşamalarını sürdürebilmeleri için
muntazam bir doğal yapıya sahiptir. Bu bölgede
varlığı bilinen çengel boynuzlu Dağ Keçisi, Ur
Kekliği (Yabani hindi) bölgeye has hayvanlardır.
Ayrıca Ala Keklik, Çil Kekliği, Bıldırcın,
Üveyik, gibi diğer av hayvanları mevcut olup;
yapılan bilinçsiz avlanma sonucu bu türlerin yok
olma tehlikesi ile karşı karşıya gelindiği bir
gerçektir. Yine bölgede görülen Vaşak, Kurt,
Domuz vb. gibi yırtıcı av hayvanlarını
barındırması açısından önem kazanmaktadır.
Yapılan araştırmalarda Yabani Koyunun bölgede
üretilmesi gündeme gelmiştir. Bugün av turizmi
büyük bir ekonomik değer taşımaktadır. Bölge av
turizmi için korumaya alınmalı, yukarıda
belirttiğim av hayvanlarının üretimi
yapılmalıdır. Bölge halkına av konusunda kurslar
düzenlenmeli ve eğitilmelidir. Av potansiyelinin
korunmasında fahri av müfettişleri bölge
halkından seçilerek görevlendirilmelidir.
TREKKİNG
Trekking Bolkar Dağları; trekking denilen (Hızlı
Yol Yürüyüşü) spor içinde mükemmel bir altyapı
oluşturmaktadır. Bölgedeki patika yollar ve
dinlenmek için soğuk su başları bu sporun
yapılmasında avantaj teşkil etmektedir. I - Jeep
Safarisi Tırmanma rallisi bölümünde bahsettiğim
orman yolları; Jeep Safarisi içinde
yararlanılacak bir altyapı oluşturmaktadır. Yine
bölgenin bu özelliğinden yaralanılarak; başta
Turizm İl Müdürlüğü ve ilimizdeki faaliyetini
gösteren Turizm acentalarının önderliğinde
planlı bir şekilde bu çalışmaların bir an önce
başlatılması gerekmektedir.
MAĞARA TURİZMİ
Bolkar
dağlarının Kalkerli (kireç taşı) bir yapıya
sahip olması sonucu ve akarsularla yer altı
sularının oluşturduğu birçok mağaraya ev
sahipliği etmektedir. Tarafımdan bilinen böyle
birçok mağara mevcuttur. Bunlar, konuyla
ilgilenen kişilere gösterilip, gerekli
araştırmaların yapılması şarttır. Torosların
güney yamacında (Karayaprak) denilen mevkiinde
bulunan ve yörüklerce Sulucoplak ismi ile anılan
mağara; sarkıt ve dikitleri ile yurdumuzun ender
mağaraları arasında yer almaktadır. Bu mağara
pek az kişi tarafından bilinmektedir.
Bu mağaraların
yapılacak turlarla tanıtılması ve turizme
açılması bir an önce önem arz etmektedir.
Bilinçsiz kişilerce bu mağarada oluşan sarkıt ve
dikitler kırılarak harap edilmektedir. Bunun
önüne geçilmesi için adı geçen mağaranın bir an
önce korunma altına alınması gerekir. Sayın
okuyucularım, bu bölümün sonunda Bolkarların
3000 m yüksekliğinde bulunan Karagöl’ de
yaşamını sürdüren RONA HOLTZİ türü kurbağadan
bahsetmek istiyorum. Dünyanın hiçbir yerinde
türüne rastlanmayan bu kurbağanın özellikleri
şunlardır: Tek tür oluşu, öterken diğer
kurbağalar gibi göğsünde hava kesesinin olmayışı
ve en önemli özelliğinin de zehirli sıtma
mikrobunu taşıyan dişi sivri sinek türü olan
(Anafor)’un larvası ile beslenmiş olmasıdır. İlk
defa 1800’ lü yılların sonunda yöreyi gezen bir
Alman biyolog tarafından keşfedildiği bilinen bu
kurbağa türü; son yıllarda koruma altına
alınmıştır. Yurdumuzda faaliyet gösteren birçok
üniversite bu kurbağa türünün araştırılması için
bölgeye bilim adamlarını göndermektedir.
Rona Holtzi
adlı kurbağanın doğal olarak yaşamını sürdürdüğü
Karagöl’e başta Sazan türü olmak üzere bırakılan
balıklar; bu kurbağanın larvalarını yiyerek
türün yok olması tehlikesi ile karşı karşıya
bırakmıştır. Ayrıca balık avlamak için göle
atılan dinamitler sonucunda büyük bir kurbağa
katliamı oluşturmaktadır. Bu bakımdan gölde
bulunan balık türlerinin çeşitli tekniklerle
tutulup temizlenmesi ve dinamitle yapılan
avlanmaya kesinlikle izin verilmemesi gerekir.
Bu yola başvuran balık avcıları hakkında da
yasal işlemlere vakit geçirilmeden başlanmalıdır